%25 cinayetlerinde suçlu kim?

Dün de bugün de devletlerin gündelik ve ekonomik hayata müdahaleleri çoğu kez iyi niyetli görünse bile eğer hayatın doğal akışına ters ise çok ciddi problemlere sebep olabiliyor. Halbuki devletin adaleti, güvenliği, hukuki eşitliği sağlamak ve piyasanın işleyişini korumak en temel görevi.

Ak Parti ve Erdoğan Türkiye ekonomisini enflasyonist ortam bakımından iktidarı devraldığı 2000 koşullarından bile daha geri bir noktaya getirmiş durumda. Sınıfsal olarak bakıldığında Türkiye nerede ise ortadan ikiye bölündü.

Asgari ücrete talim edenler ile hemen onların birazcık üstünde olan memurin tabakası ve para içinde yüzenler olarak ülke ikiye ayrılmış durumda. Orta sınıf ise neredeyse yok olmuş durumda.

2010 sonrası süreçte ev sahibi olmak da araba sahibi olmak da çok önemli bir mevzu olmaktan çıkmıştı çünkü Türkiye enflasyonist ortamdan kurtulmuş ve görece zenginleşmişti. Ev kiraları ile gelirler arasında da makul bir denge kendiliğinden kurulmuştu. Ak Partinin belki de en başarılı olduğu alan olan konut üretimi ve bu başarı alt gelir grubuna bile derin bir nefes aldırmıştı.

2004 yılında Trakya’ya ilk geldiğimde ev kiram ile maaşım arasında 2/3’lük bir oran vardı ve lüks bir semtte de oturmuyordum. 600 TL maaş alırken 400 TL kira ödüyordum. Aynı durum diğer büyük şehirlerde de vardı. Zamanla ekonomik istikrar ve konut üretimi kira fiyatlarının bir dengeye oturmasını sağladı.

Pandemi süreci ve faiz kavgasının başladığı günden beri ise bu denge hızla bozuldu. Depremin de tetiklemesi ile beraber denge tamamen ortadan kalktı. Son iki yıldır enflasyonist ortamla birlikte kiralar da hızla arttı.

Hükümetin kiralardaki artışa müdahalesi ise ev sahipleri ile kiracıları karşı karşıya getirmekten başka bir işe yaramıyor. Herkes kendince haklı. Kiracı yüksek rakamlardan ev sahipleri ise enflasyonist ortamdan ve oluşan talepten dolayı bu sınırdan şikayetçi.

Devletin araya girmesinin bu denli korkunç bir enflasyonist ortamda çatışma doğuracağını bilmek için iktisat-ekonomi okumaya gerek yok sanırım ama maalesef hükümet birilerine şirin gözükmek hevesi ile ev sahipleri ile kiracıları karşı karşıya getirmiş durumda.

Halbuki kendisi hemen her şeye yeniden değerleme adı altında korkunç zamlar yaparken ve yeni vergiler türetirken insanların ceplerine bu denli bir müdahale hiç de doğru değil. Sınırı kimsenin verilerine inanmadığı TÜİK’e göre belirlese eminim vatandaşın sesi o kadar çok çıkmayacak ama dalga geçer gibi %25 sınır getirirseniz bu sadece sorun yaratır.

Gazetelere, hemen her gün kiracı ve mülk sahipleri arasında yaşanan sonu ölüme kadar varabilen şiddetli kavga haberleri yansıyor. Hukuk düzenimizin işleyişindeki saçmalıklar nedeniyle de mağdur olan ise maalesef hep makul vatandaş oluyor.

Makul vatandaş kiracı ise mülk sahibi ile, mülk sahibi ise kiracı ile gerginlik yaşamak yerine bir orta yol bulmaya çalışıyor. Ama makullüğü zayıflık gören kiracı ve mülk sahipleri ise muhataplarına dünyayı dar etmekten geri durmuyorlar.

Kiraya %25 sınırını koyan devletin, kiracı ve mülk sahibi arasında yaşanacak bir gerginlikte aynı hızla devreye girmesi beklenir değil mi?

Peki, böyle bir durum var mı? Elbette ki yok olamaz da zaten.

Olmayınca da memleket Teksas’ı aratmayacak olaylara sahne oluyor.

Geçenlerde hem de Rize’de sokak ortasında bir mülk sahibi ile kiracı arasındaki tartışma birinin mezara diğerinin hapse girmesi ile sonuçlandı ki polis olay yerine çok hızlı bir şekilde intikal etmişti halbuki.

İktidarın ezici çoğunlukla kazandığı bir yerde bile insanlar bu oran yüzünden işi cinayete kadar götürebiliyorsa iktidarın da bu yanlışta daha fazla ısrar etmemesi gerekiyor.

Kiralarla faşist dayatmalarla mücadele edilemez. Bunun başka yolları var ve nitekim bu yolları aynı iktidar daha önce geçmişte uygulamıştı…

YORUMLAR (14)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
14 Yorum